İğdır Merkez, Türkiye’nin en doğu ucunda, Aras Nehri’nin oluşturduğu çöküntü ovasında yer alır. Bu ılıman iklim sayesinde ovada kayısı, pamuk, kavun, üzüm ve sebze yetişir; İğdır, bölgenin meyve bahçesi sayılır.
Tarihçe
Bölge Urartu döneminden beri yerleşim görmüştür. Ortaçağda Selçuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevi egemenliğinden geçti. 1828 Türkmençay Antlaşması ile Rus İmparatorluğu’na bırakılan Sürmeli bölgesi, I. Dünya Savaşı sonrasındaki çatışmalı yılların ardından 1920’de Türk ordusunun bölgeye girmesiyle Türkiye’ye katıldı. Sınır 1921 Kars Antlaşması ile belirlendi. Uzun süre Kars’ın ilçesi olan İğdır 1992’de il oldu.
İklim
İğdır’da karasal iklim görülür, ancak ova çevresine göre belirgin biçimde daha ılıman ve kuraktır. Yıllık yağış yalnızca 260 mm civarındadır; İğdır Türkiye’nin en kurak yerlerindendir.
Tarihçe ve Kültür
1999’da açılan anıt müze Iğdır’ın en önemli sembolüdür.
Öne Çıkan Bilgiler
İğdır adı, Oğuz Han’ın torunu Cengiz Alp’ın oğlu Iğdır Beğ’den gelmektedir. 1943 yılında yapılan araştırmalarda Iğdır Merkez Yaycı Köyünde höyükler tespit edilmiştir.